Özel Röportajlar

Dr.Özgür Yıldırım ile Kanser Hastalığına Dair Özel Röportaj

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Dr.Özgür Yıldırım ile Kanser Hastalığına Dair Özel Röportaj

 

 

-Bize kendinizden bahseder misiniz; Özgür Yıldırım kimdir?

1980 yılında Manisa’da doğdum. Üniversite eğitimimi 2004’ de  Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladım.  2006 yılında GATA Haydarpaşa Askeri Hastanesinde uzun önem askerlik görevimi yaptım. Ardından Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi  Radyasyon Onkolojisi ana bilim dalında ihtisasımı tamamladım. Asistanlığım sırasında Ege Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi bölümünde brakiterapi eğitimi aldım. 2013’ te İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine uzman olarak atandım. Aynı zamanda İstanbul Aydın Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak görev yaptım. Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği ve Türk Nöroonkoloji Derneği üyesiyim. 2016 haziran ayında Manisa Devlet Hastanesine atandım. Halen Manisa Devlet Hastanesi radyasyon onkolojisi kliniğinde görev yapmaktayım. Evliyim.

 

-Kanser nedir?

 

Kanser vücut hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde çoğalmaları ile meydana gelen bir hastalıktır. Vücuttaki tüm organlar hücrelerden meydana gelir. Sağlıklı tüm hücreler bölünebilme yeteneğine sahiptir fakat bu bölünme gerektiği yerde gerektiği kadar olmalıdır. Kanser hücreleri kontrolsüz bir şekilde bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Zaman içinde o hücre birikintileri tümörün kendisini oluşturur.

 

-Metastaz yapmış yapmamış gibi cümleler duyuyoruz hep hekimlerimizden. Metastaz nedir?

 

Tümördeki kanserli hücreler var olduğu noktadan ayrılırsa vücudun çeşitli yerlerine gider ve gittikleri yerde de, kontrolsüz büyümeye devam ederler biz buna ‘’metastaz’’ yani yayılım diyoruz.

 

 

-Peki kanserde tedavi şemaları nelerdir?

 

Kanser hastalıklarının temel tedavisi cerrahi,radyoterapi ve kemoterapi olup bunları bir çok hastada birlikte kullanarak hastaları tedavi ederiz.Tedavi, multidisipliner konseylerde kararlaştırılır.Hastalığın türüne ve evresine göre bazı tedavi yöntemleri öne çıkar. Fakat tabiki her hasta özeldir, yaşı, cinsiyeti, hastalığının evresi ve seyri, bulunduğu bölge ve daha bir çok şekilde hastaların hepsi birbirinden farklıdır. Bu düşünceyle kişiye en uygun tedaviyi kılavuzlar ve bilimsel veriler rehberliğinde hastanın beklentisi ve genel durumunu gözönüne alarak hareket edilmelidir. Zira hastalar farklı, tedaviler nasıl aynı olabilir ki?

 

 

-Peki kansere psikolojik açıdan baktığımızda neler söyleyeceksiniz?

 

Tabiyki herşey teknolojiden ve bilimden ibaret değil.bunun bir de psikolojik boyutu var. Onkolojide insani dokunuşlar, ruha dokunuşlar vardır ve olmalıdır da. ‘’Kanser’’ adı bile ürkütücü değil mi? Size böyle bir teşhis konulduğunda neler hissedersiniz bir düşünün… Hadi hepimiz empati yapalım bu konuda. Öncelikle doktorunuza güvenmek istersiniz öyle değil mi?  Hasta, hasta yakınları ve bizi, bir sac’ın üç ayağı gibi düşünün. Bu ayaklardan biri eksik olursa sac o yöne yıkılır değil mi..! İnsanların güvenmeye belki de en çok bu noktada ihtiyacı var. Bu temel duygu tedavinin seyirinde tedaviye olan inancı da aynı ölçüde etkiler.Kanserle karşılaşan biri kendini çaresiz bir karanlıkla başbaşa hisseder. Hayatında bir sonraki adımını göremez artık. İşte tam bu noktada devreye giriyoruz. Sıcak ve güleryüzlü hizmet. Doyurucu bir açıklama. Ve en önemlisi güven… Ben her zaman Hastalarımın gözlerine bakarak konuşmayı isterim. Bunun içinse doğruyu söyleyebilmem gerekir. Tabi bu her durumda mümkün olmayabiliyor. Durumunu kabullenemeyen hastalığın adından bile rahatsız olan çok sayıda hastam oldu.

 

-Kanserle insanlar neden yüzleşmek istemez?

 

Bizde toplum olarak ölüm kavramıyla yüzleşme problemi var. Ve kanser maalesef ölümü çağrıştıran hastalıkların başında geliyor.  Duymak istemiyorlar fakat verdiğimiz tedaviler onay alınmaksızın verilebilen türden değil. Bana bilgi verme duymak istemiyorum. Tedavi detaylarını benim tayin ettiğim yakınımla konuşun diyen bir grup olduğu gibi. Bu bilgileri kendisiyle paylaşmadığınızda son birkaç ayımı da sen elimden aldın. ‘’Bilmek isterdim, hakkımdı, yapacak işlerim, söyleyecek sözlerim, görecek yüzlerim vardı. hayatımın son birkaç ayını benden çaldın bunun hesabını ver bakalım’’ diyenlerin sayısı da azımsanamayacak kadar çok. Bu çok hassas bir terazidir…

 

 

 

 

-Çok kötüymüş…

 

Maalesef tanısını bile söyleyemediğimiz bir hastaya ölmek üzere olduğunu nasıl söyleyebilirsiniz ki? Ama söylemezsek bu sefer, o kişi kalan kısacık zamanını nasıl organize edecek? Söylememiz gerektiğini düşünüyorum.Bilmek hakkı fakat hasta yakınları ve dahası ülke olarak buna hazır değiliz.

 

-Peki son zamanlarda Kübadaki sıkça adını duyduğumuz kanser aşısı hakkında neler söyleyeceksiniz?

 

Burda özellikle bilmemiz gereken uygulanan aşıların kanser gelişimini önleyen değil tedavi edilmesine yardım eden aşılar olduğudur. Kübadaki bulunan ilaç ve aşılar Küba devlet politikası gereği Kübadaki tüm kliniklerde ücretsiz olarak kullanılıyor.Türkiye’de bu ürünlerle ilgili bilimsel çalışmalar 2014’den itibaren ulusal kongrelerde sunulmakta ve aktif olarak takip edilmekte.Ama gerçek şu ki kanser için evrensel bir aşı yoktur. Şu an için onkolojide uygulanacak aşılar kanser gelişimini önleyen değil, tedavi edilmesine yardımcı olan aşılardır. Bu bir tip ‘’terapötik’’ kanser aşısıdır yani.

 

 

-Bu aşı akciğer kanseri için konuşuldu hep. Başka kanser aşıları da var mı?

 

Tabiyki bir çok kanser aşısı çalışılmakta. Prostat kanseri, Rahim ağzı kanseri, Karaciğer kanseri için de aşılar geliştirilmekte. Bu konuya ilişkin deneyler , Asyada,Latin Amerikada ve Avrupada yani dünyanın dört bir yanında devam etmektedir.

 

 

-Kanserde erken tanının önemi nedir?

 

Erken tanı çok çok önemlidir. Sohbetimizin başlarında bahsettiğimiz kanser hastalığının getirdiği dramatik sorunların çoğunu ileri evre kanser hastalarında yaşamaktayız ama erken tanı konulduğunda bu hastaların yaklaşık % 60-70’i tamamen iyileşme şansına sahip.

Örneğin evre 1 kolon kanserinde iyileşme oranı % 90 iken bu ileri evre dediğimiz 4. evrede  % 10  civarındadır. Türkiye’de KETEM (Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi) özellikle meme, bağırsak ve rahim ağzı kanserlerinin erken tanısı konusunda ücretsiz olarak ulusal tarama programları uygulamaktadır.

Meme kanseri  için 40 yaşında taramaya başlanması ve 69 yaşına kadar her iki yılda bir mamografi ve meme ultrason taraması önerilmektedir. Rahim ağzı kanseri için 30 yaşından itibaren 2 yılda bir smear testi ile taramalar önerilmektedir. 50 yaşını geçen herkese dışkıda gizli kan taraması yılda bir kez yapılarak bağırsak kanseri erken teşhisi sağlanmaktadır. Eğer ailede kanser öyküsü mevcutsa bu taramalar daha da erken yaşlarda başlatılmalıdır. Bu hastalıklar dışındaki kanserlerde de şüphelenilen hastalara fizik muayene ve uygun tetkikler yapılarak erken evre kanser teşhisi konulmaktadır. Akciğer kanseri tanısı genellikle geç teşhis edilmektedir. Sigara içmemek  ve/veya sigarayı bırakmak akciğer kanserine yakalanmayı önemli oranda azaltmaktadır. sigaradan uzak  durmak sadece akciğer kanserini değil, gırtlak, mesane, hipofarenks (yutak) ve daha bir çok kanser çeşidini kendinizden uzak tutmanıza yardımcı olmaktadır. Hava kirliliğinden mümkün olduğunca uzaklaşmak , oksijenin bol olduğu bölgelerde ikamet etmek de çok faydalı. Kanser hücrelerinin genel özelliği oksijensiz ortamda daha hızlı ve rahat büyüyebilmesidir.Oksijenin bol olduğu bölgelerde kanser hücrelerinin büyümesi zorlaşır.

 

 

-Son olarak neler söylemek istersiniz?

 

Son olarak Türkiye’de siyasi politikalar gibi bir de kanser politikasının olması gerekir. Türkiye’ de bununla ilgili  güzel çalışmalar  yürütülmekte ama henüz olması gereken aşamaya ulaşmadı. Her yıl düzenli kontrollerle risk altındaki vatandaşarımızda kanser taraması yapılması kesin bir gerekliliktir. Modern tıp dışında alternatif yöntemlerden mucize tedaviler beklenmemeli. Kanserle yaşamaya ve birlikte çareler düşünmeye çalışmalıyız. Kanser tamamen yok olacak bir hastalık değil ama kontrol altına alınabilir. Kanserden korkmasınlar, mücadeleyi bırakmaktan korksunlar.

 

-Verdiğiniz değerli bilgiler için teşekkür ederiz. Tüm hastalara acil şifalar dileriz.

Rica ederim. Asıl ben teşekkür ederim, kanser hastalığına gereken önemi verdiğiniz için.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Dr.Özgür Yıldırım ile Kanser Hastalığına Dair Özel Röportaj
1 Yorum

1 Yorum

  1. Veysel arslan

    16 Şubat 2017 at 23:58

    Başarılarınızın devamını diliyorum

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Haberler

Yukarı